|
|
![]() |
» Çok yoğun bir temponuz var... Bazen insan annesinin himayesinde pamuklara sarınıp öylece kalmak ister. Neler yaralar, Tilbe Saran sizi... Ya da varolan yaralara neler dokunur? » Bu söyledikleriniz insan olmanın ötesinde kadınlık hallerini hatırlattı bana... Siz geçtiğimiz sezon bir kadın hikâyesini anlatan Natalie adlı oyunda anlattığınız yaşam kaygılarına sahip başka bir sanatçıyla, Zuhal Olcay ile çok başarılı bir oyun çıkardınız. İki dev sanatçı üstelik iki kadın sanatçı dışarıdan bakıldığında mükemmel gözüküyordu. Peki ama siz yaşarken nasıldınız... » "Sevginin hakkını yiyen vah zavallı dünya" diyorsunuz. Kendinize ne kadar güveniyorsunuz peki. » Aşk demek istemiştim. Ben biliyorum uzun bir süredir devam eden güzel bir ilişki gayet hoş gidiyor... » Sizi okura tarif etmem gerekse- gündelik yaşamda gözüken şekliyle sade tavırları hakim- sahnede kocaman bir dev yani güçlü bir karakter oysa doğal yaşamda nazar gibi çocuksu korkuları dahi olabilecek kadar naif- kırılgan ama içinde koca bir enerji topu taşıyan- iyi bir evlat- dost kelimesini doğru taşıyan- dostlarıyla bu kavramın hakkını vererek yaşayan- diğer yandan tutkulu bir aşık. Dilediğinde çıkartıp kullandığı seksili-ğini sadece aşık olduğu insana ve onunla geçen zamanlara saklayan- güçlü bir oyuncu derim. Gözüken şekliyle tanıştığımız kadarıyla bana geçen bu. Doğru mu? Aşk! Aşk olmadan yapılamayacak kadar tutkulu bir işi seçmişim zaten... Dost. Çok önemli hayatımda. Bulmuşsam hakkını yemem. Sadelik. Çok severim. En sadesi en hakikisi gelir bana... Güç- Gözüktüğüm kadar güçlü müyüm? Belki! Ama güçsüz zamanlarım da vardır. Her insan gibi... Başarı. Çok seksi buluyorum... Bütün bunlar bu kavramlar için düşündüklerim. Ben bunların ne kadarına ne kadar sahibim? Bazıları için dedikleriniz hakikaten çok doğru. Örneğin dostluk çok önemlidir hayatımda dostlarımın kıymetini bilmek isterim. Sahnedeki enerji topu da öyle. Tutamadığım alıp başını giden kocaman bir enerji. Güzel kullanıldığında insana mükemmel dönen. İnsan içindeki enerjinin dozundan sorumlu değildir ama nereye kullandığından fazlasıyla sorumludur diye düşünüyorum. Hassas olduğum ve de enerjimi doğru kullandığıma inandığım başka bir konuda hayvanlar... Yazın Burgazada'da yaşıyorum. Kışın biliyorum ki bu hayvanlar aç. Soğuk ve açlık içinde hayvanlar birbirini öldürüyor. Özellikle köpekler kedileri parçalıyor. Ne yapsınlar? Hayvan aç. İnsanlar ada diye adanın hayvanı yetmezmiş gibi şehirden de hayvan getirip bırakıyor. Neticede hayvanlar telef oluyor. Hemen hemen her cuma bir şeyler yapıp götürmeye çalışıyorum. Buna yağmur- kar da dahil. Ama çözüm için devede kulak kalacak bu davranışımı küçümsemeyip gitmeye devam diyorum. Yorulmuyor muyum? Elbette çok yoruluyorum. Üstelik bu kadar yoğun çalışırken. Ama hayvanların aç olduğunu düşünmek "hadi"' dedirtiyor bana. Bunu şunun için anlattım. Herkesin bir enerji topu var o enerjinin nereye aktarıldığı çok önemli... » Televizyon da sit-com. Tanıdığımız Tilbe Saran için çok yeni bir şey. Zincirlerin kırılması diye düşündürüyor... » Neticede? Nilgün Meral / BirGün - 14.10.2006 |